** İskoçya'daki Roslin Enstitüsü'nde bilim adamı olan Wilmut’un bir koyundan alınan hücrelerle bir kuzunun doğmasını başarması, Gen teknolojisinde büyük bir gelişmedir. Soyu tükenmekte olan hayvanların çoğalması, bitki ve hayvan türlerinin ıslahı ile bitki, hayvan ve insan sağlığının, çeşitli hastalıklara karşı korunmasında Gen teknolojisinden çok şey bek-lenmektedir. Söz konusu enstitüdeki bu gelişme üzerine, ABD Başkanı Bili Clinton, Danışma Kurulu'ndan konuyu araştırarak, 90 gün içinde tafsilatlı bir rapor istemiştir. Memeli hayvanların, Gen teknolojisi ile üretilmesinin bilim için büyük bir adım olduğunu söyleyen Clinton; "Fakat, insanlar söz konusu olduğu zaman, ortaya çeşitli ahlaki meseleler çıkar. Konuyu, ahlaki ve hukuki bütün yönleriyle gözden geçirmenizi ve bu teknolojinin kötüye kullanılmasının önlenmesi için tekliflerde bulunmanızı istiyorum" demiştir.
* Clinton'ın bu davranışı yerindedir. Çünkü, dini inanca ve genel ahlaka aykırı olarak, hiçbir deneme, insan üzerinde yapılamaz. Aksi halde, bu denemeler insanlığa felaket getirir!
* Bilim ahlakı; bilimin, hiçbir zaman insanlığın aleyhinde kullanılmayıp, her zaman lehinde kullanılmasıdır. Bilim ahlakı, genel ahlakın temelidir.
* Çünkü, genel ahlakı teşkil eden diğer ahlak türleri, ancak bilim ahlakı ile korunabilir. Mesela, bilim ahlakını çiğneyen basın, yıkıcı olur. Bilim ahlakını hiçe sayan sanat, topluma zarar verir. Bilim ahlakı tanımayan bir siyaset, ülkeye huzur ve mutlu¬luk getiremez. Bilim ahlakına ria¬yet etmeyen meslek ve ticaret er¬babı, insanlara, devlete ve millete zararlı olur. Bilim ahlakını hiçe sayarak, yersiz, zamansız ve sorumsuz olarak verilen seks bilgileri, cinsi ahlakı ve dolayısıyla aileyi yıkar.
* Demek oluyor ki, genel ahlakı korumanın ilk şartı bilim ahlakını korumaktır. Bilim ahlakını çiğneyen bilim adamları, insanlığa felaket, bilim ahlakını gözetenler ise refah ve mutluluk getirmişlerdir.
* İnsanlığın, yalnız bilim ahlakı olan ilim adamlarına ihtiyacı vardır.
* Böyle ilim adamlarından biri, Alman Fizik âlimi Otto Hahn'du. Otto Hahn, atomu ilk defa parçalayan ilim adamıdır. Yine Fizik âlimi olan arkadaşı Werner Heisenberg de aynı şekilde ilim ahlakından şaşmayan, örnek bir ilim adamıdır. Dünyaya hakim olmak isteyen Hitler'in hayalinde dünyanın en tahripkar silahına sahip olmak fikri vardı. Heisenberg, atom bombasının sırrını biliyordu. Ancak, çevresindekilere kasıtlı olarak, bunun çok pahalı ve uzun zaman isteyen bir mesele olduğunu söylüyor ve atom reaktörü ile ilgili çalışmaları mümkün olduğu kadar yavaş yürütüyordu. Maksadı, Hitler'in atom bombasına sahip olmasını engellemekti. Nihayet Almanya 9 Mayıs 1945'te teslim olunca, Alman atom reaktörü Amerikan ordusunun eline geçti. Atom bombası için lüzumlu bilgileri ellerine geçiren Amerikalılar, birkaç ayda atom bombası yaptılar. Ve ilk atom bombası 6 Ağustos 1945 tarihinde Hiroşima'ya atılarak, 260.000 insanın ölümüne yol açtı. Olaya en fazla üzülen ilim adamı Otto Hahn oldu. Atomu ilk parçalayan bilim adamı olarak, bu bilginin insanlığa felaket getirmesinden kendini sorumlu tutuyordu! Otto Hahn'ın ve Werner Heisenberg'in bilim ahlakı, bilim adamları tarafından örnek alınmalıdır. Bilim ve teknolojinin gayesi, insanlığı daha müreffeh ve daha mutlu kılmaktır. İnsanlığa hizmet için, işkence edilmemek kaydı ile hayvanlar üzerinde denemeler yapılmalıdır. Fakat, yalnız hayvanlar üzerinde yapılması gereken denemeleri insanlar üzerinde yapmak, insanı hayvan yerine koymaktır! Gen teknolojisi de dahil, her türlü deneme, bilim ahlakına aykırı olmamak şartı ile hayvanlar üzerinde yapılabilir. Ancak, hastalıkların tedavisi dışında Gen teknolojisinin insana uygulanması, en başta bilim ahlakına aykırıdır! İskoçya'daki Roslin Enstitüsü'nde lan Wilmut'un, koyunlar üzerinde yaptığı denemenin veya benzerlerinin, insanlar üzerinde yapılmasını istemek, gerçekleştirmek veya bunları tasvip etmek, bilim ahlakının ve insanlığın inkarıdır!..
*****
*****
*****
*****